Uzay Yolculuklarına Sosyolojik Bir Tahayyül


Uzay Yolculukları toplumdan kaçışın bir göstergesi midir?

Eğer öyleyse bu, dünyadan ve toplumdan kaçış; içinde yaşadığımız toplumsal sistemin sorgulanması ihtiyacını doğurur.


Toplumda yaşanan sorunlar, bireyde topluma karşı güvensizlik yaratmaktadır. Bu sorunlarla gündelik hayatta sürekli boğuşan ve bu sorunlarla beraber yaşamak zorunda kalan birey, bu toplumdan kaçış ve uzaklaşma yollarını arar. Dünyanın her yerinde toplumun etkisi görüldüğünden uzaklaşmak isteyen bu bireyler, çareyi uzayda yaşamakta bulurlar. Bu dünyadan ve toplumdan kaçış; toplumun sisteminin sorgulanması ihtiyacını doğurur. Öyle bir hâl ki bireyler düzelme umudunu kesmekte ve kaçışa başvurmaktadır.


2021 yılında Türkiye’de genç kesimlerle yapılan Dijitalleşme Çağında Gençler Araştırması Argetus verilerine baktığımız zaman, gençlerin %69,8'inin geleceklerinde yurt dışında yaşamak istediklerini söylemişlerdir. Haberlerde de bu tarz örneklerle karşılaşılmaktadır. Halil Kayıkçı; İTÜ’de okuyan genç bir öğrencidir, Türkiye'nin genç kesimine örnek olarak değerlendirilebilir. Halil Kayıkçı'nın röportajına bakıldığında burada, ülkedeki toplumsal yapı, durum ve sorunların bireyi farklı yönlere yönelttiği görülmektedir. Uzay yolculuklarının gelişmesinin kaynağında yatanın toplumsal etmenler olduğu da anlaşılmaktadır. Bu bireylerin sadece dünyada yaşamayı tercih etmek yerine, ölme riskini göze alıp uzaya çıkmak istemesini hangi şartlar altında kararlaştırdıkları; araştırılması gereken ayrı bir meseledir.


Asgardia
Asgardia (İnternet ortamında oluşturulmuş bir uzay ülkesi)

Dünyadan bıkmışlık durumu artarak devam etmekle birlikte, toplumda uzay yolculuklarına olan ilgi ve merakı da arttırmaktadır. Birey, dünya dışında toplumsal meselelerden arınacağını; daha rahat edeceğini düşünse de az sayıda da olsa insanın olduğu her yerde toplumsal etmen kaçınılmazdır. Toplum bireyi bir kez ele geçirdiğinde kuşatır ve yalnız kalıncaya dek birey, toplumdan kaçamaz. Tarihin ilk uzay ülkesi olan Asgardia’nın vatandaşlık başvurularının başlaması ve zamanla devlet statüsü verilme projesi, insanın uzayda bile bir toplum altında yaşamaktan kaçışı olmadığını somutlar niteliktedir. Kapitalist sistem, bireyi kendi yönetimi altında benliğiyle ele geçirmektedir. Bu sistem öyle kurnazdır ki kendisinden kaçmak isteyenleri, kendisine hizmet eder hâle getirir. Bireylerin sistemden kaçış yolu bile sisteme daha çok hizmet için vardır.


Kapitalist toplumun bu doyumsuz kazanç hırsı ve insanların olumlu duygularını hiçe sayışı, bütün bir insanlığın karanlık denizlerde boğulmasına ve ruhunu kapitalizmin derin sularına bırakmasına sebep olmaktadır. Kapitalist toplum, kendisinden bağımsız olduğu sanılan olguları bile yönetmektedir. Bireyi kendisine yabancılaştırarak, kapitalist ruha büründürür.

Kapitalist sistem, çıkış yolu olmayan bir kısır döngüdür; çıkışı da girişi de kapitalizme bağlıdır. Uzay yolculukları, bize birçok toplumsal alanda farkındalık kazandıracak niteliktedir. Çünkü: Dünya dışı yaşam ve uzay yolculukları birer toplumsal üründür.

-Siriusyen Azura